Kayıtlarımız başladı

KAYITLARIMIZ BAŞLADI

 

ÖZEL MASALKENT KREŞ –ANAOKULU ÇOCUK KULÜBÜ,     ÖZEL MASALKENT MAVİMASAL ANAOKULU-

ÖZEL KARACABEY MASALKENT KREŞ –ANAOKULU

 

Çocuklarınızın okul öncesi eğitim ihtiyacı için hizmetinizdeyiz. Çocuğunuzun  ,gelişiminde size danışmanlık ve rehberlik yapacak olan eğitim kurumumuz 20 yılında. KAYIT İÇİN OKULLARIMIZA BAŞVURU YAPABİLİRSİNİZ.

0-2 yaş kreş (0-24 ay)

3-4 yaş  Yuva (25-48 ay)

5-6 yaş Anaokulu  (49-66 ay)

6-12 yaş çocuk kulübü ile ayrı yaş gruplarına kayıt yapmaktadır.

 

 Uzman Çocuk gelişimi ve eğitimcisi

Uzman psikolog

Sanat eğitimcisi

Uzman eğiticiler

Özenli bilinçli bakıcılar

Güvenli ve sağlıklı bir ortam

İyi beslenme ve beslenme rehberliği

Aile danışmanlığı

Yeteneklere göre yönlendirme

Spor ve sanat aktiviteleri

Yabancı dil

Düzenli sağlık kontrolleri

Servis hizmeti

Saatli ve günlük bakım

İhtiyaç olduğu an ,hafta sonu ve gece çocuklarınızı bırakabileceğiniz bir ortam

 

 

Özel  Masalkent Kreş ve Çocuk kulübü

 Atariye mh  sefer sokak. NO 8 Sırmalar-  Mustafakemalpaşa- BursA   Telefon: 0 224 614 13 84

 

Özel Karacabey  Masalkent Kreş ve Anaokulu

 Hüdavendigar  mh  36 sokak. NO:26 su deposu karşısı- Karacabey – Bursa    Telefon: 0 224 660 00 10

 

Özel   Masalkent Mavimasal Anaokulu

 Cumhuriyet mh 37.sok no 1/4 – Şengül villaları Mustafakemalpaşa- Bursa

 Telefon: 0 224 618 0234

 www. Masalkent.com.tr

 

 

Köyde Müze

            İnsanı yaşamı boyunca pek çokşey şaşırtabilir. Beni de şaşırtan olaylardan biri Tepecik köyünde bir sınıf müzesinin açılış töreniydi. Aklıma hemen ünlü yazarımız Sunay Akın geldi.Müzeciliğe önem veren biri olarak, katıldığım söyleşilerinde hep ülkelerin gelişmişliğinin müze sayılarıyla doğru orantılı olduğundan bahsettiğini hatırladım. Haberi olsa kimbilir oda nasıl coşkulanırdı diye düşünmekten kendimi alamadım.

   

           Tepecik köyü ilköğretim okulunda görev yapan sayın öğretmenimiz Rasim Balaban rehberliğinde 2-A sınıfı öğrencileri harika bir olay gerçekleştirmişler.

            Görsel sanatlar dersinde, öğrenme alanı müze bilinci olan bir konuda öğrencilerin        –doğal olarak- bir müzeyi ziyarete gitmesi gerekir. Bir köy okulu olarak bu ne kadar olanaklı olabilirki? Öğretmenleri Rasim Balaban ‘’Düşündüm,bir müzeye ziyarete gidemeyeceğimize göre, müzeyi okulumuza getirmeye karar verdim.’’ Diyor.

            Bu anlayışla yola çıkılmış, öğrenciler arı gibi çalışmış, veliler destek olmuş,evlerde eski ne var ne yok karıştırılmış ve sözün tam anlamıyla müzelik olanlar sınıfa taşınmış. Bir müze kurma ciddiyetiyle, eserlerin numaralandırılmasından, nereden geldiğine,hangi malzemeden yapıldığına kadar hepsi ile ilgili teker terke hikaye tadında sunu hazırlanmış.

            Müzede neler yokki; köyün günlük hayatta günümüze kadar kullandığı pek çok şey. Hepsi, günümüz teknolojisinde bugün gelinen noktanın ataları olarak; tarihsel süreçteki analık rollerini tamamlamış olmanın gururuyla, biz, müzeyi gezenlerin karşısına dizilmişler.

          Yüz yıllık kurmalı saat, saban, pikap,gaz lambası, yaba, kömürlü ütü…

          Gemici fenerini ilgiyle izlerkenyaşlıca bir teyze yanıma geldi. Feneri göstererek gururla; ‘’ Bunu torunuma ben verdim o getirdi. Biz gençken gece komşulara gitmek için bu feneri kullanıyorduk.’’ Dedi. Teyzenin gözlerindeki ışığa bakarak gülümsedim.

          Haftada bir saatlik bir dersin konusu olan ve kolay gibi görünen bir işin insanlarda ne güzel duygular ve geçmişe sahip çıkmanın gururunu yaşattığını görerek öğretmen Rasim Balaban’ ın ellerini saygıyla sıktım.

           Sanırım Mustafakemalpaşa sınırları içinde açılan ilk müze Tepecik köyü ilköğretim okulunun 2-A sınıfı müzesidir. Yine zannediyorum  ki bu köyde yaşayan insanlarının bazılarının hayatları boyunca ilk ziyaret ettikleri müze yine bu 2-A sınıfı müzesidir.

            Bu olayın mimarı olarak öğrencisine müze kurduran ve köylüsüneilk defa müze ziyareti yapmanın farklılığını yaşatan bir öğretmen yüreğinden öpülür.

            Eğitime bakış açısı sizler gibi olan öğretmenlerin daha da artması ümidiyle YÜREĞİNİZDEN ÖPÜYORUZ ÖĞRETMENİM.

                                                                                        Nilisemka  İNCE

                                                                                           Mayıs 2007        

Site Kullanım Kuralları

Değerli Okurumuz!

Masalkent.com tr. sitesinde yayınlanan yazılar tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Ziyaretçiler bu sitede yayınlanan bilgilerden yola çıkarak teşhis, tedavi,  ilaç kullanımı v.b. şeyler yapmamalıdır. Herhangi bir sorununuzda Uzmana,doktorunuza/psikoloğunuza başvurmanız gerekir. Sitede yayınlanan bilgilerden yola çıkılarak yapılacak teşhis ve tedavilerden Masalkent.com.tr sitesi  sorumlu değildir.

Sitede yayınlanan yazıların içeriği masalkent.com.tr ye aittir. masalkent.co.tr. sitesinden izin almadan kesinlikle kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz. İzin alındıktan sonra da site adresi yazılarak kaynak belirtilmesi zorunludur.

Sitede yapılacak yorumlar ziyaretçilerin kendi görüşleri olup, sorumluluğu da kendilerine aittir. Yazılara yapılacak yorumlarda kesinlikle küfür, başka insanları rencide edici sözler, aşağılayıcı sözler ve müstehcen içerikli sözler kullanılamaz. Hukuk kurallarına aykırı yorumlar yapılamaz. Yapılan yorumlardan doğabilecek hukuki durumlardan tamamen yorumu yapan/yazıyı yazan kişi sorumlu olacaktır.

Çocuk okul öncesi eğitim kurumuna neden gitmelidir?

        Okul öncesi eğitiminin amaçlarından biri, çocuğun okul öncesi kurumunda, kendi kişiliğine karşı olumlu bir tutum geliştirmesidir. Çocuğun bu eğitim sırasında yaşantıları mutlu ve anlamlı olursa, ilkokula kendine yönelik olumlu duygularla başlaması ve başarı olasılığı artacaktır. Eğitim çocuğa kendini TANIMAYI, yeteneklerinden haberdar olmayı ve ona akranlarından farklı olan özelliklerini öğretir.

        Okul öncesi eğitiminde renk, sayı ve kavramlar çocuğun düşüncesine uygun bir biçimde somuta indirgenerek verilir. Parmak boya ve resim faaliyeti, su oyunu, kum oyunu, ritmik jimnastik, bloklarla oynama önde gelen oyun dizileri arasında sayılabilir. Çocukların en hoşlandıkları dramatik oyun köşeleri doktorculuk, evcilik, bakkalcılık köşeleridir. Çocuk en iyi ve örgütlü oyun ortamını okul öncesi eğitim kurumunda bulur.

        Okul öncesi eğitim kurumunun temel öğretim programı içinde ;

                         -İnsan ve hayvanları tanıtma

                         -Ülkemizi ve dünya ülkelerini tanıtma

                         -Önemli olay ve günleri tanıtma,

                         -Trafik ve görgü kurallarını öğretmedir.

Ayrıca yaratıcılığı destekleyici bir eğitim ortamında;  çocuğun doğal merakını geliştirecek;

                         -Hayvan yetiştirme

                         -Bitki yetiştirme

gibi araştırma ve inceleme yapmaya yöneltici köşelere de sahip olmalıdır.

          Okul öncesi eğitim kurumu aynı zamanda kuralları en etkili biçimde öğretebilen kurumdur. Çocuk ,yaşıtlarıyla ilişkiye girerek birlikte yaşamayı, yemek yemeyi, uyumayı ve oynamayı öğrenir. Böylece başkalarının özgürlüğünden haberdar olur. “Ben” ve “başkası” kavramlarının bilincine vararak yardımlaşma ve işbirliği duygusunu geliştirir. Çocuk kendi hakkını korurken, paylaşmayı ve başkalarının özgürlüğünü zedelememeyi öğrenir.

           Araştırmalar, okul öncesi eğitim kurumlarında eğitim gören çocukların bu eğitimi görmeyenlere kıyasla ilköğretimde daha uyumlu ve girişken, sosyal etkinliklerde daha başarılı olduklarını ortaya koymaktadır.

           İşte bu nedenlerden dolayı okul öncesi dönemi çocuğu, annenin çalışıp çalışmadığına bakılmaksızın okul öncesi eğitim kurumuna gitmelidir.

Anne ve çocuk ölümleri

      

               “Bir işe başlamış olmak, onu yarı yarıya başarmaktır.”

             

                Bir ülkede eğitim ve sağlık sorunları çözüldüğünde, temel sorunların ortadan kalkacağı bir gerçektir.

                   Bu gerçekten hareketle, Sağlık Bakanlığının başlatmış olduğu “Ana çocuk ölümlerini önleme Projesi” ile önemli bir sorunun olabildiğince en aza indirileceği inancındayım.

                Anne ve çocuk ölümlerinde olaya 3 boyuttan baktığımızda temel sorun olarak;

EĞİTİM.,

SAĞLIK HİZMETLERİ ,

SOSYO EKONOMİK YAPI, olarak belirlenen bir üçgenle karşılaşırız.

                 

       Anne çocuk ölümlerinde annenin eğitimi ,ile çocuk ölümleri arasında bir orantı olduğu görülmektedir. Nasıl mı? Annenin eğitim seviyesi yükseldikçe, çocuk ölümleri azalmaktadır.

                 Bu durum bize kız çocuklarının eğitimlerinin son derece gerekli olduğunu göstermektedir. Çünkü bunlar geleceğin annesidirler.kendi sağlıklarından ve çocuklarının sağlığından birinci derecede sorumludurlar.

                 Ancak 2002 Türkiye’sinde kız çocuklarının okula gönderilme oranı: Her 100 kız çocuğundan 29’u okula gönderilmektedir. Yani her 100 anne adayından 29’u eğitimsiz bırakılmakta.

                 Kız çocuklarının eğitilmesine az istek gösteren bir toplum olarak, aslında kız çocuklarının eğitilmelerinin ne kadar gerekli olduğunu gösteren tablolarımızı inceleyelim.

                -Annenin eğitim durumu ile bebek ve çocuk ölüm hızları :

                 Annenin sadece ilkokul mezunu olması bile eğitimsiz anne karşısında bebek ve çocuk ölüm hızını yarı yarıya düşürmektedir

  • Annenin hamilelik döneminde DOĞUM ÖNCESİ BAKIM ALMASI, doğumu ve doğacak çocuğun sağlığını riske atmamak açısından gereklidir.

                            Eğitimsiz anne     : % 37

                            İlkokul mezunu     : % 75

                            Ortaokul mezunu  : % 95  oranında doğum öncesi bakım almaktadır.   

               -Doğum anında meydana gelebilecek problemleri önlemek, anne ve çocuğun hayatını riske atmamak için; DOĞUMUN MUTLAKA BİR SAĞLIK KURULUŞUNDA YAPILMASI GEREKİR.

               

        Genellikle sağlık hizmetlerinin yetersizliğinden şikayet edilsede;

BİZ BİLİYORUZ Kİ!

       Yanıbaşındaki sağlık kuruluşuna gitmek yerine evde doğum yapmayı tercih eden kadınların yada ailelerin sayısı az değil. Bu olayı bir tek şeyle açıklayabiliriz.

                           EĞİTİM = BİLİNÇLENME

                              Eğitimsiz anne adayının % 60’ı evde doğum yapmayı tercih ederken, ortaokul ve üzeri eğitim almış kadınların % 4’ü evde doğum yapıyor.

                   

  • Anne ölümlerinin nedenlerinden biride SIK DOĞUMLARDIR. İki doğum arasında en az iki yıl süre olması gerekmektedir.         

                İki doğum arasında , iki yıldan az olan sürede meydana gelen bebek ölümleri; binde 90, çocuk ölümleri binde 110 iken; İki doğum arasında süre dört yıl ve üzeri olunca ölüm oranı bebeklerde binde 30 ; çocuklarda binde 35’e düşmektedir.     

                              

EĞİTİM DÜZEYİ YÜKSELDİKÇE SIK DOĞUMLAR AZALMAKTADIR.

                         

           

            Eğitimsiz annenin %45’i en az dört yıl ara verirken, ortaokul ve üzeri eğitim alan anneler in % 80’i en az dört yıl ara vermektedir. 

           0- 6  yaş çocuklarında görülen ölümlerin nedenlerinden biri ishal, diğeri de beslenme bozukluğudur.   

      

       Annenin eğitim durumuna göre çocukta ishal görülme oranı:

                                          

                         Eğitimsiz annenin % 36’sının çocuğunda,

                         İlkokul mezunu annenin %29’unun çocuğunda,

                                      

                        Ortaokul ve üzeri eğitimden mezun annenin % 26’sının çocuğunda ishal  görülmektedir.                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                   

                        

       

              Annenin eğitim durumuna göre çocukta beslenme yetersizliği görülme oranı:

                          

                         Eğitimsiz annenin %31’inin çocuğunda

                         İlkokul mezunu annenin % 10’unun çocuğunda,

                         Ortaokul ve üzeri eğitimden mezun annenin %3-4 ‘ünün çocuğunda beslenme yetersizliği görülmektedir

                                           

       Akraba evlilikleri toplumumuzun kültürel dokusunda  aslında pek de istenmeyen, ama bazı nedenlerden dolayı kolayca değiştiremediğimiz gerçeklerden biridir. Akraba evlilikleri genetik hastalıklar açısından  risklidir ve anne çocuk ölümlerinin nedenleri arasındadır.

                        Bebek ölüm hızı :: akraba evliliklerinde binde 70, akraba olmayanlarda binde 42,

                        İlk 29 günde : akraba evliliklerinde binde 39, akraba olmayanlarda binde 21,

                        11. aya kadar : akraba evliliklerinde binde 30, akraba olmayanlarda binde 20 dir. 

                                                                                                         Hazırlayan:

                                                                                                       Nilisemka   İnce

                                                                                                    Çocuk Gelişimi ve Eğitimcisi

Sizin için Masalkent

Çağlar boyunca insanlığın üzerinde anlaştığı tek konu vardır: “Çocuk toplumun geleceğidir.”

Çocuklarımıza sınırsız sevgi sağanağı sunarak onlara yaşanılası bir dünya bırakmaktır belki de varolma nedenimiz.

Yaşanılası bir dünya bırakmak için o toplumu oluşturacak bireyleri iyi yetiştirmekle başlamak gerek. Bununda yolu, çocuğu tanımak ve anlamaktan geçmektedir. Çocuklar hayatı deneyimleyerek öğrenirler. Bu deneyimler, çocuklara sunulan, aile bireylerine, öğretmenlere ve diğer yetişkinlerin onu yönlendirmesindeki rehberlik kabiliyetine bağlıdır.

Sitemizi biçimlendirirken; bir çocuk gelişimi eğitimcisi, bir psikolog, bir öğretmen veya sanat eğitimcisi olarak, çocuğunu yetiştirirken zaman zaman çıkmaza girdiği endişesine kapılan ebeveynlere, küçük dokunuşlarla destek olmak, mesleki birikimlerimizi paylaşmak, düşünce ve duygularda bir kibrit ışığı olabilmektir hedefimiz.

Birlikte çıkacağımız bu yolculukta keyifli ve doyurucu anları birlikte paylaşabilmek umuduyla.

Siz anne babalardan gelecek sorular, sorunlar, görüşler, sitemize güç katacak, gelişimini sağlayacaktır. Çocuklarımız ve sizle buluştuğumuz “Masalkent” parolamız olacak ve bize “masalkent@ masalkent.com.tr” mail adresinden ulaşabileceksiniz.

Sevgiyle Kalın.